icra-hukuku

İstihkak Davası Nedir? Hacizli Malı Korumak İçin Uzman Rehber 2026

Yazan: Av. & Arb. Fırat Baydar

İstihkak davası, icra takibi sırasında haczedilen bir malın aslında borçluya değil başka bir kişiye ait olduğunun ileri sürüldüğü hukuki süreçtir. Bu dava, hem üçüncü kişilerin hem de bazı durumlarda borçlunun kendi haklarını korumasına olanak tanır. 7 günlük hak düşürücü süre nedeniyle son derece hızlı hareket edilmesi gereken bu alanda uzman desteği hayati önem taşır.

İstihkak İddiası Nedir: İİK m.96-99

İstihkak davası, İcra ve İflas Kanunu'nun 96 ila 99. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun, icra takibinde haczedilen malın borçluya ait olmadığını iddia eden kişilere bu iddiayı ileri sürme ve mahkeme yoluyla haklarını koruma imkânı tanımaktadır.

İstihkak iddiasının iki temel türü vardır: borçlunun elinde haczedilen mal için yapılan istihkak iddiası ve üçüncü kişinin elinde haczedilen mal için yapılan istihkak iddiası. Her iki durumda da usul ve ispat kuralları farklılık gösterir. Bu farkları doğru kavramak, doğru yolun seçilmesi açısından kritiktir.

Haczedilen malın borçluya ait olmadığını iddia eden kişi, bu iddiasını önce icra dairesine yapmak zorundadır. İcra dairesi bu iddiayı alacaklıya bildirir; alacaklının kabul etmesi halinde haciz kaldırılır. Alacaklı kabul etmezse ya da itiraz ederse uyuşmazlık icra mahkemesine taşınır ve istihkak davası açılır.

Borçlunun Elinde Haczedilen Mal: Karine ve İspat Yükü

İcra hukukunda borçlunun elinde bulunan malların borçluya ait olduğu karine olarak kabul edilir. Bu karine, İİK m.97'nin temel varsayımıdır. Dolayısıyla borçlunun elinde ya da ikamet ettiği yerde bulunan malların haczi, başlangıçta hukuka uygundur.

Bu karinenin aksini ispat yükü, istihkak iddiasında bulunan kişidedir. Yani üçüncü kişi, malın gerçekte kendisine ait olduğunu somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Bu ispat; fatura, satış belgesi, vergi kayıtları veya tapu sicili gibi resmi belgelerle ya da güçlü tanık ifadeleriyle yapılabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan sorun şudur: Malın borçlunun evinde ya da işyerinde bulunması nedeniyle karinenin borçlu aleyhine işleyip işlemediği tartışma konusu olabilmektedir. Özellikle ev arkadaşlığı, ticari ortaklık ya da eş ve aile bireylerinin birlikte yaşadığı durumlarda karinenin kapsamı daraltılabilir.

Üçüncü Kişinin Elinde Haczedilen Mal: Farklı Prosedür

Haciz, borçluya ait olmayan bir adreste gerçekleştirildiğinde — örneğin borçluyla aynı evi paylaşan bir aile bireyinin ya da kiracının adresinde — durum farklı bir boyut kazanır. Üçüncü kişinin elinde bulunan mallarda karine ters çalışır: Bu durumda malların borçluya ait olmadığı varsayılır ve alacaklının aksini ispat etmesi gerekir.

Pratik uygulamada icra memurunun haciz sırasında adreste kimlerin oturduğunu, malların kime ait göründüğünü ve bu konuda hangi beyanların alındığını tespit etmesi önemlidir. İstihkak davası açılacaksa bu tutanak içerikleri kritik delil haline gelir.

Kiracının evinde icra işlemi sırasında ev sahibine ait mobilya ya da eşyaların haczedilmesi, üçüncü kişi istihkak iddiasının en yaygın görüldüğü durumlardan biridir. Bu durumda ev sahibi 7 günlük süre içinde istihkak iddiasında bulunarak haccedilen eşyaların kendi mülkü olduğunu ispat etmelidir.

7 Günlük Hak Düşürücü Süre

İstihkak davası açısından en kritik nokta, 7 günlük hak düşürücü süredir. İİK m.97 uyarınca istihkak iddiası, haciz tutanağının tebliğinden ya da öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; yani 7 gün geçtikten sonra istihkak iddiasında bulunulamaz.

7 günlük sürenin başlangıcı konusunda dikkatli olmak gerekir. Süre, haciz tutanağının ilgili kişiye tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Haciz sırasında adreste bulunan ve tutanağı orada imzalayan kişi için süre o tarihten işler. Tutanağın tebliğ edilmediği durumlarda ise sürenin başlangıcı tartışmalı olabilir.

Bu kadar kısa ve hak düşürücü nitelikte bir süre öngörülmesinin temel nedeni, icra takibinin sürüncemede kalmamasını sağlamaktır. Kanun koyucu, istihkak iddialarının takibi gereksiz yere engellemesini önlemek amacıyla bu kısa süreyi belirlemiştir. Ancak bu sürenin katı uygulanması, bilgisiz ya da yavaş hareket eden kişilerin ciddi hak kayıplarına uğramasına neden olabilmektedir.

İcra Dairesine İstihkak İddiası Nasıl Yapılır?

İcra dairesine istihkak iddiası yazılı olarak yapılmalıdır. Dilekçede şu bilgiler yer almalıdır: haciz tarih ve numarası, haczedilen mallar, bu malların iddia sahibine ait olduğunu gösteren dayanak ve talepler.

İcra müdürü istihkak iddiasını alacaklıya tebliğ eder. Alacaklı iddiayı kabul ederse haciz kaldırılır. Alacaklı 3 gün içinde kabul etmezse ya da süresi içinde cevap vermezse istihkak iddiası reddedilmiş sayılır ve uyuşmazlık otomatik olarak icra mahkemesine gönderilir.

İcra mahkemesine gönderilmeden önce icra dairesi, istihkak davası için gerekli dosyayı hazırlar. Bu dosya haciz tutanağını, istihkak iddiası dilekçesini ve alacaklının cevabını (ya da cevap vermeme tutanağını) içerir. İcra mahkemesi bu dosya üzerinden yargılamayı başlatır.

İcra Mahkemesinde İstihkak Davası: Yetkili Mahkeme

İstihkak davası icra mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, haciz işlemini gerçekleştiren icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesidir. Örneğin Ankara'da gerçekleştirilen bir hacze ilişkin istihkak davası, Ankara İcra Mahkemesi'nde açılır.

İcra mahkemesindeki istihkak davası, adi yargılama usulüne göre değil, basit yargılama usulüne göre görülür. Bu, davanın daha hızlı sonuçlanması anlamına gelir. Ancak basit yargılama usulünde delil sunma ve itiraz süreleri daha kısadır; bu nedenle her adımı zamanında atmak büyük önem taşır.

İstihkak davası görülürken haczedilen mallar genellikle muhafaza altında tutulur. Bu durum, özellikle işyerinde haczedilen makine ya da ekipman söz konusu olduğunda ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle takibin durdurulması talebinin de dava dilekçesiyle birlikte sunulması önerilir.

Takibin Durdurulması Talebi ve Teminat

İstihkak davası açılması tek başına icra takibini durdurmaz. İstihkak davacısı, haczedilen malların satışını engellemek için ayrıca takibin durdurulması talebinde bulunmalıdır. Bu talebin kabulü için teminat gösterilmesi gerekebilir.

Teminat miktarı mahkeme tarafından belirlenir. Teminat; nakit para, banka teminat mektubu ya da mahkemenin uygun göreceği başka bir güvence biçiminde olabilir. Teminatın yatırılması üzerine mahkeme satışın durdurulmasına karar verebilir.

Satışın durdurulması kararı alınamaması durumunda haczedilen mallar satılabilir. Bu durumda istihkak davası kazanılsa bile satış bedeli üzerinden hak talep edilmesi gerekebilir. Bu nedenle teminat meselesi ciddiye alınmalı ve mümkünse en hızlı biçimde çözüme kavuşturulmalıdır.

İspat Araçları: Fatura, Senet, Fiili Kullanım Delilleri

İstihkak davası ispat edilmesi gereken bir davadır; soyut iddialar yeterli değildir. İstihkak iddiasının kabulü için somut ve güvenilir delillerin sunulması şarttır.

En güçlü deliller şunlardır: Malın satın alındığını gösteren fatura (istihkak davacısı adına düzenlenmiş), vergi kayıtları (malın demirbaş olarak kayıtlı olması), tapu, ruhsat ya da tescil belgesi (araçlar ve taşınmazlar için), banka dekontları ve ödeme belgeleri (satın alma bedelinin ödendiğini kanıtlayan).

Bunların yanı sıra fiili kullanım delilleri de önemlidir. Malı kimin kullandığı, bakımını kimin yaptırdığı, kimin sigortalattırdığı ve kimin adına kayıtlı olduğu gibi fiili durumlar da mahkemeye sunulabilir. Komşu ya da iş yeri personeli gibi tanıkların ifadeleri de destekleyici delil niteliği taşır.

İstihkak Davasında İspat Yükü

İspat yükü, istihkak davasının en çetrefilli boyutudur. İİK'nın düzenlemesi uyarınca ispat yükü, malın nerede haczedildiğine göre farklılık göstermektedir.

Malın borçlunun elinde haczedilmesi durumunda: Malın borçluya ait olduğu karinesi geçerlidir; istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi, malın kendisine ait olduğunu ispat etmek zorundadır. Bu ispat güçtür; çünkü karinenin aksini kanıtlamak yüksek düzeyde delil gerektirir.

Malın üçüncü kişinin elinde haczedilmesi durumunda: Malın borçluya ait olmadığı karinesi geçerlidir; bu durumda alacaklının malın borçluya ait olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu ters karine, üçüncü kişinin lehine bir durumdur.

Yargıtay, istihkak davalarındaki ispat yüküne ilişkin kararlarında karinenin etkisini ve tersinin ispat koşullarını tutarlı biçimde açıklamaktadır. Bu içtihatları bilmek, davanın yürütülmesi stratejisi açısından büyük değer taşır.

Davanın Reddi Durumunda Sonuçlar

İstihkak davası reddedilirse haczedilen mallar üzerindeki icra takibi kaldığı yerden devam eder ve mallar satışa çıkarılır. Ancak bu, tek sonuç değildir. Redde ek olarak, kötü niyetle açıldığı değerlendirilen istihkak iddialarında tazminat ve para cezası yaptırımları da gündeme gelebilir.

İİK m.97/a uyarınca, istihkak davası kötü niyetle açılmışsa alacaklı zararının tazminini talep edebilir. Mahkeme ayrıca davacıya para cezasına hükmedebilir. Bu düzenleme, icra takibini boşa çıkarmak amacıyla kötü niyetle açılan istihkak iddialarını caydırmaya yöneliktir.

İstihkak davası sonucunda olumsuz bir karar çıkması halinde istinaf ve temyiz yollarına başvurulabilir. Ancak satış kararı kesinleşmişse satışın durdurulması için ayrı bir tedbir kararı almak gerekebilir. Bu nedenle istihkak davası kaybedilirse zaman kaybetmeksizin bir avukata danışmak kritiktir.

Yargıtay İçtihadı: İstihkak İddiasının Kabul Koşulları

Yargıtay'ın istihkak davalarına ilişkin içtihadı son derece kapsamlıdır. Bu içtihadı bilmek, hem davayı yürüten avukat hem de dava sonucunu takip eden taraflar açısından büyük önem taşır.

Yargıtay, istihkak davalarında fatura delilinin diğer delillere göre daha güçlü olduğunu ancak tek başına yeterli olmayabileceğini vurgulamaktadır. Faturanın gerçekliğini destekleyen ödeme belgesi ve vergi kaydı gibi destekleyici delillerin sunulması gerekmektedir.

Yargıtay ayrıca aile bireyleri arasındaki istihkak iddialarında daha titiz bir inceleme yapılmasını emretmektedir. Eş ya da çocuklar gibi aile bireylerinin yaptığı istihkak iddialarında karinenin kırılabilmesi için daha güçlü delil standartları aranmaktadır.

Güncel İİK mevzuatına İcra İflas Kanunu'nun tam metninden ulaşabilirsiniz. İcra hukukuyla ilgili daha fazla bilgi için icra avukatı Ankara hizmet sayfamızı ve icra hukuku rehberimizi incelemenizi öneririz.

İstihkak ile Menfi Tespit Davası Farkı

İstihkak davası ve menfi tespit davası, icra hukukunda birbiriyle karıştırılan iki farklı hukuki yoldur. Bu iki dava arasındaki farkı bilmek, doğru hukuki yolu seçmek açısından kritiktir.

Menfi tespit davası, borçlunun borcun aslında mevcut olmadığını ya da ortadan kalktığını ileri sürerek açtığı davadır. Bu dava borcun varlığına ilişkin bir itirazı içerir. Örneğin ödeme yapıldığı hâlde takip devam ediyorsa menfi tespit davası doğru yoldur.

İstihkak davası ise borcun varlığına değil, haczedilen malın kime ait olduğuna ilişkin bir anlaşmazlığı çözer. Borçlu borçlu olmaya devam edebilir; ancak haczedilen belirli mallar borçluya değil üçüncü bir kişiye aittir. Bu durumda istihkak davası açılır.

İki davanın ileri sürülebileceği durumlar da farklıdır: Menfi tespit davası borçlu tarafından açılır; istihkak davası ise üçüncü kişi tarafından, bazı hallerde borçlu tarafından açılabilir. Hangi davanın açılması gerektiği konusunda bir icra avukatından destek almak, yanlış yolu seçmenin önüne geçer.

Sık Sorulan Sorular

İstihkak davası açma süresi ne kadardır?

İcra İflas Kanunu m.97 uyarınca istihkak iddiası, haciz tutanağının tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra istihkak iddiasında bulunulamaz. Bu nedenle haciz gerçekleşir gerçekleşmez bir avukata başvurmak kritik önem taşır.

Üçüncü kişi olarak evimde haczedilen mal için ne yapabilirim?

Haciz tutanağı tebliğ edildiğinde 7 gün içinde icra dairesine istihkak iddiasında bulunmalısınız. Akabinde icra mahkemesinde istihkak davası açılır. Bu süreçte avukattan hukuki destek almanız kritiktir. Geç kalınması halinde hak düşürücü süre dolacak ve itiraz yolu kapanacaktır.

İstihkak davasını kim açar — borçlu mu yoksa üçüncü kişi mi?

İstihkak davası, haczedilen malın kendisine ait olduğunu iddia eden üçüncü kişi tarafından açılır. Borçlu da mal üzerindeki hakkını korumak için ayrı bir itiraz yoluna başvurabilir. İki yol birbirinden farklıdır; doğru yolu seçmek için hukuki danışmanlık alınması önerilir.

İstihkak Davasında Uzman Hukuki Destek Alın

İstihkak davası, 7 günlük hak düşürücü süre ve karmaşık ispat kuralları nedeniyle mutlaka bir icra avukatıyla yürütülmesi gereken kritik bir davadır. Balgat Hukuk & Arabuluculuk Bürosu olarak Ankara'da icra hukuku alanında hizmet veriyoruz. Hemen iletişime geçin: 0312 285 5153